HSBC BIST’te ’ağırlık artır’: Citi faiz patikasına ihtiyatla yaklaşıyor
Investing.com – HSBC Global Yatırım Araştırma, Borsa İstanbul’un 7,5 ileriye dönük F/K oranına dikkat çekerek Türk hisse senetleri için ‘ağırlığını artır’ tavsiyesini korudu.
HSBC’nin 4 Ağustos 2026 tarihli ‘Türkiye: Anadolu Adaptasyonu’ başlıklı raporuna göre Orta Doğu kaynaklı gerilimler TCMB’nin para politikası normalleşmesini tamamen rayından çıkarmadı; yalnızca geciktirdi. BIST 100 bugün saat 10.00’da açılış öncesinde, küresel bankaların Türkiye üzerine art arda yayımladığı bu raporlar piyasa gündemine ağırlığını koyuyor.
HSBC’nin dört yapısal teması ve yabancı yatırımcı boşluğu
HSBC ekonomistleri, raporlarında Türkiye’nin cazibesini destekleyen dört yapısal büyüme teması belirledi: savunma sanayisi, yapay zeka altyapısı, altyapı ve yeniden yapılanma ile havacılık. HSBC bu temaları öne çıkarırken Türk savunma ve havacılık hisselerini ile varlık kalitesi güçlü yapı şirketlerini tercih listesine aldığını belirtiyor. Rapora göre Borsa İstanbul’daki yabancı sahiplik oranı son 10 yılda yüzde 65’ten yüzde 33‘e geriledi; Mart-Haziran 2026 döneminde ise yaklaşık 2 milyar dolarlık net yabancı çıkışı yaşandı. HSBC, bu düşük yabancı pozisyonlanmasının ve cazip çarpanların uzun vadeli yatırım hikayesini desteklediğini vurguladı.
Faiz tarafında HSBC, iç piyasadaki olumlu koşulların sürmesi halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Eylül 2026’da faiz indirim döngüsünü yeniden başlatabileceğini öngörüyor. HSBC ekonomistleri, “İç ekonomik koşullar olumlu seyrini sürdürürse Eylül ayında faiz indirim döngüsü yeniden başlayabilir.” dedi. Kalıcı yükselişin ise 2026 dördüncü çeyreğinde başlayıp 2027 boyunca devam etmesi bekleniyor. TCMB, politika faizini dört toplantı üst üste yüzde 37’de sabit tuttu; Ocak 2026’daki 100 baz puanlık indirimin ardından enflasyon görünümündeki bozulma gevşeme döngüsünü erteledi.
Citi‘nin ihtiyatlı sesi: Hizmet enflasyonu yüzde 40
Stratejileri incele
Citi ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, Temmuz 2026 yıllık TÜFE’nin yüzde 31,75 ile beklentinin hafif altında gerçekleştiğine dikkat çektikten sonra görünümün çok da parlak olmadığını vurguladı. Domaç ve Işıklar’a göre çekirdek enflasyon yüzde 30, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında yüksek seyrediyor. Citi’nin 4 Ağustos 2026 tarihli raporunda belirtildiğine göre “Sektörel enflasyon beklentileri dezenflasyon sürecinin TCMB’nin öngördüğünden daha yavaş ilerleyeceğine işaret ediyor. Kur istikrarı tek başına beklentileri çıpalamaya yetmeyebilir.” dedi. Bu çerçevede Citi, TCMB’nin sıkı duruşunu daha uzun süre koruyacağını ve yıl sonu politika faizinin yüzde 35’te gerçekleşeceğini, 2026 sonu enflasyonunun ise yüzde 31,8’de kalacağını öngörüyor.
Goldman Sachs da 4 Ağustos 2026 tarihli raporunda yüzde 29’luk yıl sonu enflasyon tahminine yönelik yukarı yönlü risklere işaret etti. Goldman Sachs araştırma ekibi, “Enerji fiyatı belirsizliği ve kademeli artış mekanizmasının kaldırılmasına ilişkin riskler, yüzde 29’luk yıl sonu enflasyon tahminimize yönelik yukarı yönlü baskıyı sürdürüyor; bu riskler faizlerin mevcut seviyelerde daha uzun kalmasını gerektirebilir.” dedi. TL’nin daha hızlı değer kaybı ihtimali de bu risklerin arasında sıralıyor. Deutsche Bank ise yıl sonu politika faizinin yüzde 36’da gerçekleşeceğini tahmin ederek büyük bankaların faiz görüş ayrılığını daha da belirgin hale getiriyor.
Takvimdeki kritik kılavuz: 13 Ağustos Enflasyon Raporu
Büyük bankaların öngörüleri birbiriyle tam örtüşmüyor. HSBC Eylül’de faiz indirimi başlayabileceğini savunurken Citi yıl sonu faizinin yüzde 35’te kalacağını tahmin ediyor. Bu ayrışmanın netleşmesi büyük ölçüde 13 Ağustos 2026’da açıklanacak TCMB 3. Enflasyon Raporu’na bağlı; Citi de faiz patikası öngörüsünü doğrudan bu rapora bağladığını belirtiyor. 11 Ağustos’ta açıklanacak Haziran perakende satışları ise iç talebin ivmesine ilişkin önemli bir ön sinyal verecek. Öte yandan HSBC raporunun öne çıkardığı risk unsurları arasında MSCI’ın Kasım 2026 serbest dolaşım şeffaflığı kriteri ile olası erken seçim tartışmaları da yer alıyor; her iki başlığa ilişkin resmi bir açıklama henüz bulunmuyor.





